08 Eylül 2010 Çarşamba Saat 23:17
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yüksel MUTLU
mutluyuksell@yahoo.com
YANGIN
30 Temmuz 2010 Cuma Saat 19:55

Savaş kural tanımıyor , her boyutuyla sürüyor hem de çok vahşice bunun için çığlıklarımızı bir edip insanlarımıza anlatmamız, dünyaya duyurmamız gerekiyor, artık bu topraklarda yaşanan acı ve trajediler son bulmalı bunun için o kadar çok neden var ki..savaşların bir kuralı vardır ama otuz yıldır yaşananların hiçbir kuralı yok..dışkı yedirmekten tutun gerilla cenazelerine işkence yapmak ,kimyasal silah kullanma,yüzlerine asit dökme,v.b.her türlü kirli savaş yöntemleri kullanıldı ve kullanılmaya devam ediyor..işte son olarak gelen gerilla cenazeleri tanınmaz halde şimdi açılım fikrinin sahiplerine sormak lazım insanlık bu mudur….?

Türkiye’nin de altına imza attığı uluslararası sözleşmeler var nedir bunlar ?  Uluslararası Cenevre Sözleşmesi 1929’da imzalanan Üçüncü Cenevre sözleşmesiyle savaşan devletlerin esirlere insanca davranması, haklarında bilgi vermesi ve tarafsız ülke temsilcilerinin esir kamplarını ziyaret etmelerine imkan tanıması kararlaştırıldı. İkinci Dünya Savaşı sırasında bazı devletlerin sözleşme hükümlerine uymamaları üzerine 23-30 Ağustos 1948’de Stockholm’de toplanan Milletlerarası Kızılhaç Teşkilatı Konferansında bu hükümlere ekler yapılması ve durumundaki silahlı kuvvetlerin yaralı ve hastalarının durumunun iyileştirilmesi için sözleşme, silahlı kuvvetlerin denizdeki yaralı, hasta ve kazazedelerinin durumunun iyileştirilmesi için sözleşme, savaş esirlerine yapılacak muamele konusunda sözleşme ve savaş zamanında sivillerin korunması konusunda sözleşme, 12 Ağustos 1949’da Cenevre’de kabul edildi. Dünya üzerindeki ülkelerin çoğunluğu Cenevre Sözleşmelerinin bir bölümünü veya tamamını onaylamıştır. Türkiye Cumhuriyeti de 1953’te çıkarılan bir kanunla 10 Ağustos 1954’te sözleşmelere taraf oldu.Her şeyden evvel Türkiye bunun savaş olduğunu kabul etmiyor.Kabul etmediği gibi de insanlığın hukuku da alt üst olmuş durumda…
Diyeceksiniz ki Türkiye hangi sözleşmenin gereğini yerine getiriyor ki bunu da yerine getirsin haklısınız..
Ama diyelim bu sözleşme olamasa dahi insanlık değerleri her şeyin üzerinde olmalı ,…
Ama iktidar mensupları anaların gözyaşlarının bitmesi için çalıştıklarını söylüyorlar bu nasıl açılım çözüm kimse anlayabilmiş değil hangi akla hizmet anlamakta zorlanıyor insan…
Sayısal verilere göre  ortalama olarak 40 bin insanın yaşamını yitirdiğini söyleyenler  var, 50 bin diyenler var hangisi doğru kabul edilirse edilsin bunlar zaten başlı başına bir savaş olduğunun kanıtı ve kural olmayan .Çatışmalar boyunca tecavüzden tutun akla gelebilecek her türlü işkence yöntemi denenmiştir bu kadar yıl içerisinde ,ama Kürt sorunu yine çözülememiştir.Demek bu yöntemlerle sorun çözülemiyor bunu anlamak,kavramak çok basit..

Şimdide bu kuralsızlıklardan bir tanesi de orman yangınlarıdır.Zaman zaman bölgede orman yangınlarıyla ilgili olarak ciddi iddialar var ama ne yazık ki çevrecilerin bir kısmı bu konuda suskunlar adeta üç maymunu oynuyorlar.Çünkü bu coğrafya korkuludur onlar için ,bu coğrafya onları ilgilendirmemektedir.
Ne yazık ,insan bu anlayışla iş yapan çevrecilere saygı duyar mı ?  örneğin, ben duymuyorum ve bunların çevreci bile olmalarından , samimiyetlerinden şüphe ediyorum ..Dersim’de ormanlar yanarken  sesini çıkarmamak yakanı desteklemekle aynı şey değil mi..Batıda ormanlar yanarken nasıl içimiz yanıyorsa ,doğuda da aynı şeyleri hissetmiyorsak problemdir bence…Munzur Vadisini yangın sarıyor ve binlerce bitki canlı yok olmayla karşı karşıya.Ve ses yok devletten Orman Bakanlığı diye bir bakanlık var bu ülkede ses yok buradan da neler olduğu aslında anlaşılmakta..
Onun yerine Munzur kenarında ,”tv lerde ,efendim plaj var ne kadar modern” gibi kareler gösteriliyor.
Yıllardır Dersim’de ormanlar yakılıyor halkın iddiaları da bu yönde askeri operasyonlardan sonra yangınların çıktığı söyleniyor.Üstelik sadece Dersim değil bölgede Cudi’de dahil olmak üzere bir çok yerde orman yangınları olduğu yönünde iddialar var…Çünkü zaten çoğu askeri bölge olduğu içinde halk giremiyor, doksanlı yıllarda köyler yakılıp ,yıkıldı,boşaltıldı, Kürt sorunu çözüldü mü hayır…orman yakmakla Kürt sorunu çözülür mü yine hayır…

Çözüm ,Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümündedir Dersim’de ormanların yakılması iddiası ciddidir ve Dersim halkı, bu uygulamalara karşı çıkacak demokratik tepkisini gösterecektir.Nitekim operasyonların son bulması için demokratik hakkını kullanmıştır.
Dersim’de ormanlar yanıyor ey çevreciler nerdesiniz?

Bu yazı toplam 160 defa okundu.
Ferhat Arslan
öfkeleni.. devamı....
yorumum yayınlanmadığı takdirde hem gazeteye hemde sayın Mutlu'nun yazısının bir bölümüne farklı şekilde cevap vermek zorunda kalırım. onun için iddiaları bir tarafa bırakalım gelin yangını yerinde görün sonra yazın, çizin. anlam veremiyorum Dersim'de orman kalmadı halen art niyetsiz negatif ve ürkek bir dil kullanıyor. öfkeleniyorum................
06 Eylül 2010 Pazartesi Saat 00:20
Ferhat Arslan
bu yazıyı okurken öfkelendim neden mi?
Sayın Yüksel Mutlu...yazınızda Orman yangınlarına değinmeniz bu bölgede muhabirlik yapan bir kişi olarak belkide ençok ilgisi çekenlerden birisiyim. ancak yazınızın başından sonuna kadar iddia deyip durmuşsunuz siz helikopterlerin alanı bombaladığını tv'de hiç mi görmediniz? lütfen benim aklıma farklı şeyler geliyor artık üstüne basa basa söyleyemiyorsanız yazmayın bırakın belki başkası yazar. Gazetenin Editoryası yorumumu yayınlamasını rica ediyorum aksi takdirde farklı hem bu gazetenize hemde
06 Eylül 2010 Pazartesi Saat 00:15
Yüksel MUTLU
YANGIN
Mustafa ŞEN
ZULME DİRENMEK
Ercan CENGİZ
Evet – Hayır
Lerzan JANDÎL
Ronîşe kafir! Sifir
Esra ÇİFTÇİ
Çük muhabbeti…
Hasan SAĞLAM
MINETE
ARŞİVDE ARA
SİTE ANKET
Dersim'de Baraj yapılmalımı?
Evet Yapılmalı
Hayır Yapılmamalı
Kararsızım